Galaksi Gezgini, Lambalı Radyo

Çocukken anneannemlere ne zaman gitsem, eski, lambalı radyonun başına otururdum. Çalışınca içi aydınlanırdı radyonun. İlgimi çeken de buydu sanırım. Bir de gecenin bir yarısı kendi kendine çalışması. İşte bu yüzden, "ben salonda yatmak istiyorum" diye tuttururdum. O radyonun beni beklediğini ve her yatıya geldiğimde canlandığını düşünürdüm.


Haklıymışım.


Sizin hiç konuşan radyonuz oldu mu? Yani tamam, bir radyo için hiç de imkansız bir özellikten söz etmiyorum, farkındayım. Radyoda zaten konuşan çok insan olur, ama radyonun dile gelip ve işin komik tarafı, yedi yaşındaki bir çocuğu muhatap kabul edip konuşması? İşte bu gerçekten çok ilginçti.


Anneanneme bir keresinde "şu eski radyo seninle hiç konuştu mu?" diye sormuştum gülerek. "Evet" demişti. "Ne dedi peki?"demiştim, sanki hiç ölesiye merak etmiyormuşum gibi, "bir keresinde bana 'Semiha hanım, çok fazla televizyon izliyorsunuz ve inanın ki bu beni derinden yaralıyor' demişti" diye cevap vermişti. "Anneanne senin bu masallarına bayılıyorum" demiştim, "çok komikler."


Oysa tam o anda ne diyeceğimi şaşırmıştım aslında. Dilim tutuldu sanmıştım. Bugün düşündüğümde 'yine iyi toparlamışsın o çocuk halinle' diyorum kendi kendime. Bir de keşke o gün anneanneme "ama benimle gerçekten konuştu salak radyo" deseydim. O da bana "öyle mi? ne dedi peki?" deseydi ve ben de ona "önemli bir şey değildi, sanırım kafayı yemişti anneanne, bana 'beni sakın bozmayın, atmayın. ileride bir gün bu gezegenin ilk sahipleriyle tek bağlantıyı benimle kuracaksınız' dedi" deseydim.


Olmadı ama, söyleyemedim.


Radyo çoktan kayboldu gitti. Dayım öğrenci evine alıp götürmüş, sonra oradan çalınmış galiba. Hep merak edip durdum ben de onca zaman, acaba çalışıyor mu hala daha? Bağlantı kurdu mu şu gezegenin ilk sahipleriyle? Hem onlar da kim ki acaba..

16 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör